İTO Başkanı Şekib Avdagiç: İnşaat sektörünün çağı devam sürecek
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, inşaat sektörünün Türkiye ekonomisinde lokomotif rolünü sürdüreceğini belirterek, sektörün geleceğinin veri, yapay zeka ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşüme bağlı olduğunu vurguladı.

Türkiye gayrimenkul sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getiren ve bu yıl 20'ncisi düzenlenen Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) Gayrimenkul Zirvesi başladı. Zirvede konuşan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Çağın inşaat sektörü olmayı başardığımızda inşaat sektörünün çağı da devam edecektir. Bunun yolu da veri, yapay zeka, sürdürülebilirlik, kentsel dönüşüm, COP31, yatırım ortamı ve yeni gelişen gayrimenkul yatırım alanları gibi başlıkları her zaman canlı tutmaktan geçiyor" diye konuştu.
Zirvede konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, 81 ile 500 bin sosyal konut kazandıracaklarını belirterek, "Bugüne kadar TOKİ eliyle 1 milyon 750 binden fazla konut inşa etmiş, yaklaşık 7 milyon vatandaşımızı güvenli yuvalarına kavuşturan devletimiz, 500 bin sosyal konutu da hızla tamamlayarak vatandaşlarımıza teslim edecek." dedi. Kamu ve özel sektörden tüm paydaşları bir araya getiren, Türkiye gayrimenkul sektörünün önemli buluşma platformlarından olan ve bu yıl "Soruyu Değiştirmek" temasıyla düzenlenen GYODER Gayrimenkul Zirvesi, Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde gerçekleştiriliyor. Bulut, burada yaptığı konuşmada, gayrimenkul sektöründe artık yalnızca üretim miktarını artırmayı değil, bu üretimi nitelik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik açısından daha ileri seviyeye taşımayı konuştuklarını söyledi.
Hedeflerinin "daha güvenilir, daha dirençli, daha erişilebilir, enerji verimliliği yüksek, sıfır atık uyumlu ve çevre dostu şehirleri hayata geçirmek" olduğunu dile getiren Bulut, tüm çalışmalarını bu bütüncül yaklaşım doğrultusunda sürdürdüklerini dile getirdi.
Bulut, Kahramanmaraş merkezli depremlerin yol açtığı yıkım ve sonrasındaki yeniden inşa çalışmalarına değinerek şöyle devam etti:
"Tarihimizin en büyük konut seferberliğini çok kısa süre içinde gerçekleştirdik. Asrın inşa ve ihyası kapsamında yürüttüğümüz çalışmalarda 455 bin bağımsız bölümü tamamlayarak vatandaşlarımızı güvenli yuvalarına kavuşturduk. Tüm bu konutlarda gerek süre gerek kullanılan teknoloji gerekse üretilen konut sayısı bakımından bir kez daha bir ilki gerçekleştirdik, Türk yapı sektörünün gücünü tüm dünyaya gösterdik."
"İSTANBUL'DA YÜZ BİNLERCE VATANDAŞIMIZ İÇİN YENİ BİR SÜREÇ BAŞLADI"
Bakan Yardımcısı Bulut, bu süreçte yeniden konut üretmediklerini, sosyal hayatı yeniden kuran bir anlayışla hareket ettiklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Mahalle kültürünü koruyan, komşuluk ilişkilerini güçlendiren ve sosyal dengeyi gözeten bir yaklaşımı esas aldık. Sadece yapılar değil, yaşamın bütününü kapsayan yerleşimler inşa ettik. Okullar, parklar yaptık, yeni ekmek kapıları açtık. Çarşıları ihya ettik. Kültürel ve tarihi yerleri aslına uygun şekilde hayata geçirdik. Şimdi aynı anlayışla sosyal konut projelerini de kararlılıkla sürdürüyoruz."
Bulut, TOKİ tarafından başlatılan 500 bin sosyal konut hamlesine ilişkin, "81 ilimize 500 bin sosyal konut kazandıracağız. Geçtiğimiz hafta sonu Sayın Cumhurbaşkanı'mızın teşrifleriyle İstanbul'da 100 bin sosyal konutun kura çekimini tamamladık. Böylece yüz binlerce vatandaşımız için yeni bir süreç başladı. Bugüne kadar TOKİ eliyle 1 milyon 750 binden fazla konut inşa etmiş, yaklaşık 7 milyon vatandaşımızı güvenli yuvalarına kavuşturan devletimiz, 500 bin sosyal konutu da hızla tamamlayarak vatandaşlarımıza teslim edecek." dedi.
"DEPREM BÖLGESİNDEKİ ÇALIŞMALAR SEKTÖRÜMÜZÜN ÜRETİM KAPASİTESİNİ ORTAYA KOYUYOR"
Emlak Konut GYO Genel Müdürü Yasir Yılmaz da Türkiye gayrimenkul sektörünün gücüne işaret ederek, "Özellikle deprem bölgesinde kısa sürede 455 bin 357 bağımsız bölüm, devletimizin koordinasyon gücünü, sektörümüzün üretim kapasitesini ve milletimizin dayanışmasını ortaya koyan önemli bir başarıdır." ifadesini kullandı.
Deprem gerçeğinin kentsel dönüşümün zorunluluk olduğunu açıkça ortaya koyduğunu dile getiren Yılmaz, "Güvenli, planlı ve sürdürülebilir şehirler inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Biz de bu sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Bugün sektör olarak köklü bir dönüşümün içindeyiz. Gayrimenkul artık yalnızca yapı üretimiyle sınırlı bir alan değil. Teknolojiyle, enerjiyle ve değişen yaşam biçimleriyle şekillenen stratejik bir yapıya dönüşmüş durumda." diye konuştu.
Yılmaz, gelinen noktada geliştirdikleri yeni finansman modelleri, üretim güçleri ve kurumsal kapasiteleri ile sektörde güçlü bir konumda olduklarının altını çizerek, "Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz gayrimenkul sertifikası gibi yenilikçi modellerle yatırım süreçlerinde farklı bir bakış açısı kazandırıyoruz. Emlak Konut olarak geleceği yalnızca bugünün ihtiyaçlarıyla değil, yarının beklentileriyle birlikte ele alıyoruz. Bilgiyle güçlenen, teknolojiyle dönüşen ve girişimcilikle büyüyen bir kalkınma modelini benimsiyoruz. Yalnızca gayrimenkul geliştirmiyor, dijitalleşmeyi, yerli üretimi ve yenilikçiliği temel alan bir bakış açısıyla yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz." dedi.
Yılmaz, geleceği tahmin etmenin en iyi yolunun onu inşa etmek olduğunu belirterek, "Biz de bu anlayışla attığımız her adımı, geliştirdiğimiz her projeyi ve kurduğumuz her işbirliğini geleceğin şehirlerine yön verecek bir sorumlulukla ele alıyoruz. Paydaşlarımızla birlikte o işbirlikleriyle ilerlemeye, şehirlerimizin ve sektörümüzün geleceğine katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz." ifadesini kullandı.




