Bakan Şimşek: İhracatçımızı şoka karşı koruduk
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orta Doğu'da yaşanan ABD, İsrail- İran savaşı nedeniyle yükselen petrol fiyatlarına karşı eşel mobil sisteminin devreye alındığını hatırlatarak, "Hem vatandaşımızı hem esnafımızı hem ihracatçımızı bu şoka karşı büyük oranda koruduk." ifadelerini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi gündemine ilişkin son detayları açıkladı. Bakan Şimşek, ABD/İsrail-İran kaynaklı savaşın etkisiyle birlikte dış şok olmasaydı enflasyonun yüzde 20 seviyelerinin altına gelebileceğini belirtti. Bakan Şimşek, "En az 5 puanlık ilave enflasyonist baskı var" dedi.
Şimşek, katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
ABD/İsrail-İran Savaşı'nın Türkiye'ye etkilerine dikkati çeken Şimşek, gübreden çip üretimindeki ham maddeye kadar akla gelen birçok temel ham maddenin orada üretildiğini, işlendiğini, dünyaya arz edildiğini söyledi. Bunun büyük arz şoku olduğunu dile getiren Şimşek, kimsenin de bağışıklığının olmadığına işaret etti.
"BU ŞOK ÖNGÖRÜLENDEN ÇOK DAHA UZUN SÜRDÜ"
Şimşek, küresel büyümenin olumsuz etkilendiğini, finansal koşulların sıkılaştığının altını çizerek, şöyle devam etti:
"Çünkü, dünyada enflasyon beklentileri yükseldi. Enflasyonun yükselmesi, enflasyon beklentilerinin bozulması finansal koşulları yani küresel faizleri etkiliyor. Bu bir. Bu da büyümeyi olumsuz etkiliyor. İkincisi bizim gibi petrol, doğalgaz ve türevlerini ithal eden ülkelerin dış dengesinde bozulma oluyor. Daha çok dış kaynağa ihtiyacınız var. Daha çok rezerv kullanmanız lazım. Bu süreci yoğun bir şekilde takip ediyoruz. Bu şok öngörülenden çok daha uzun sürdü. Küresel petrol arzına baktığınız zaman bugünkü şokun etkilediği üretim ve sevkiyat miktarı bütün bu geçmişte yaşanan şoklardan daha büyük. Diyelim ki bugün 20 milyon varil günlük etkileniyorsa geçmişteki en büyük şok da 4,5 milyon varil etkilendi. Onun için ciddiye alıyoruz. Önemli bir şok."
"EN AZ 5 PUANLIK İLAVE ENFLASYONİST BASKI VAR"
Türkiye'deki enflasyon gelişmelerine değinen Şimşek, "Enflasyon, bu dış şok olmasaydı bu sene yüzde 20'nin bir tık altında ya da bir tık üstünde olma olasılığı oldukça yüksekti. Savaş nedeniyle birincil doğrudan ve ikincil etkileri ile piyasaların yılın tamamı için fiyatladığı petrol fiyat seviyesini dikkate aldığımızda en az 5 puanlık ilave enflasyonist baskı var. Başta enflasyon yüzde 21 olacaksa idi yüzde 26. Merkez Bankası da zaten oraya doğru çekti." değerlendirmesinde bulundu.
Şimşek, bu süreç uzadıkça etkilerinin daha yoğun olabildiğini belirterek, bütün senaryoları daha ilk günden değerlendirdiklerini, şoktan hemen sonra senaryo analizlerini yaptıklarını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la paylaştıklarını dile getirdi.
"BEN BAHANE PEŞİNDE DEĞİLİM"
Son 3 ayda varil fiyatlarının 118 dolarları bulduğunu, bu şokları programda öngörüp fiyatlamanın imkansız olduğunu vurgulayan Şimşek, "Ben bahane peşinde değilim. Biz 2025'te de çoklu şok yaşadık. Şimdi bunlar etkilemiyor desem doğru olmaz. Ama yani enflasyon hedeflerini tutturamadığımızda bunlara da sığınmam. Niye? Çünkü yapısal konular da var. Bu şartlarda öngörü üretmek de kolay değil. Savaşın etkisi önemli. Savaş büyük bir şok. Yönetilebilir bir şok. Yönetiyoruz." ifadelerini kullandı.
"YAKLAŞIK 160 MİLYAR DOLAR REZERVİMİZ VAR"
Şimşek, Orta Vadeli Programın başlangıç tasarımın ekstrem riskleri yönetmeye yönelik olduğunu belirterek, şu açıklamalarda bulundu:
"Önemli seçim yaşanmış, büyük deprem yaşanmış, EYT gibi önemli bir inisiyatif alınmış. O dönemde var olan bir kur korumalı mevduat gerçeğimiz var. Bu ekosistemde önceliklendirmeyi, makro finansal istikrara verdik. İkinci yılda dezenflasyonun başlanması, bütçe disiplinin tesisi ve cari dengenin yönetilebilir düzeylerde tutulması. Ama en kritik bileşeni söyleyeceğim. Biz tabiri caizse tamponları inşa ettik. Yani rezerv biriktirdik. Zor coğrafyada yaşadığınız zaman sizin dışındaki gelişmeleri belirlemiyorsunuz. Bu bölge, bu mahalle zor bir mahalle. O zaman ne yaparsınız? Her zaman şoklara karşı bünyeyi nasıl güçlendiririm? diye düşünürsünüz."
Rezerv biriktirdiklerini dile getiren Şimşek, şu anda yaklaşık 160 milyar dolar rezerv olduğunu, şokun etkisinin önemli ölçüde yaşandığı için bu seviyelerin değerli, rezervin bu haliyle de yeterli olduğunu kaydetti.
Kur korumalı mevduatın (KKM) koşullu bir yükümlülük olduğunu ifade eden Şimşek, KKM'nin kapandığını ve Türkiye'nin bilançosunun sadece KKM üzerinden 143 milyar dolar iyileştiğine işaret etti.
Şimşek, deprem bölgesi için bütçeden bugünkü fiyatlarla şu ana kadar 4,1 trilyon lira harcama yapıldığını bildirdi.
Şoklara karşı toplantılar yaparak kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirlediklerini söyleyen Şimşek, şu ifadeleri kullandı:
"Bütçede alanımız var dedik. Cumhurbaşkanı'mızın takdiriyle eşel mobil sistemini devreye aldık. Öyle dönemler yaşadık ki petrol fiyatları 118 doları buldu. Ankara'da savaştan bir gün önce, mazotun litre fiyatı yaklaşık 60 lira, benzinin de 59 lira civarı. Bu şoku tam yansıtsaydık mazot 95 liranın üstüne çıkacaktı, benzin de 80 lira civarına. Eşel mobil sistemini devreye aldık, hem vatandaşımızı hem esnafımızı hem ihracatçımızı bu şoka karşı büyük oranda koruduk."
"ENFLASYONUN AŞAĞI YÖNLÜ TRENDİNE DEVAM ETMESİ ÖNEMLİ"
Şimşek, Bakan olarak kendisinin şahsi enflasyon tahmini olmayacağını bildirerek, "Çünkü doğru olmaz. Kurumsal kapasiteye inanıp sorumlu kurumlarımızın, kuruluşlarımızın, örneğin Merkez Bankasının, ürettiği tahminleri referans alırız. Merkez Bankamız enflasyonu yıl sonunda yüzde 26 olarak öngörüyor. Piyasa, biraz daha yüksek görüyor. 28-29 civarı beklentiler var. Burada önemli olan yön." diye konuştu.
2023 sonunda enflasyonun yaklaşık yüzde 65 olduğunu anımsatan Şimşek, geçen yıl sonunda yüzde 31'e indiğine işaret etti. Bu yıla yönelik enflasyona ilişkin ise Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Çok büyük petrol şokuna, savaşa rağmen ve nispeten yılın ilk birkaç ayındaki olumsuz hava koşullarına rağmen, geçen seneki kuraklığın etkilerine rağmen şu anda enflasyon yüzde 32,6. Bizim için önemli olan enflasyonun aşağı yönlü trendine devam etmesi. Bunun için gerekli olan para ve maliye politikası duruşu bozulmadı."




